Kültür Bakanlığından bir bürokratın Hüseyin Karabeyin Gitmek filmini İsviçredeki CultureScapes Festivalinin programından çıkarttırması üzerine NTVMSNBCye konuşan Karabey İbrahim Bey filmi seyretseydi böyle bir şeyi aklından geçirmezdi dedi.
İSTANBUL - İsviçrenin Tages Anzeiger gazetesi, CultureScapes Festivaline 400 bin Euro destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığının, Hüseyin Karabeyin bol ödüllü Gitmek filmini programdan çıkartılmasını talep ettiğini yazdı. Habere göre, festivalin yöneticisi Jurriaan Cooiman bir süre bu baskıya dirense de Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazarın söz verdiği parayı geri çekme tehdidinde bulunması sonucu, geri adım attı ve son dakikada Gitmek programdan çıkarıldı. Cooiman, Tages Anzeigera verdiği demeçte Filmde bir Türk kızı Kuzey Iraklı bir Kürte âşık oluyor diye, üstelik izlenmediği halde yasaklandı. Geri adım atmamalıydım ama festivali kurtarmak zorundaydım. Türkiyeden gelen 400 bin Euro olmasaydı festival yapılamazdı dedi. Cooiman, geri adım attığı için üzgün ve pişman olduğunu belirtti. Filmin yönetmeni Hüseyin Karabey NTVMSNBCye konuştu.
Karabey, İbrahim Bey filmi seyretseydi, böyle bir şeyi aklından geçirmezdi. Gitmek gibi 10 film daha olsa ülkede hiçbir gerginlik kalmaz diye konuştu. Karabey şunları söyledi:
KÜLTÜR BAKANLIĞININ HABERİ YOK Kültür Bakanlığının bu sansür girişiminden haberleri yok. Onlarla yaklaşık 2 yıldır ayda bir görüşüyoruz çünkü filmimiz bakanlıktan hem senaryo hem de yapım desteği aldı, daha sonra festivaller için de destek aldı. Diğer Türk filmleriyle birlikte dünyanın birçok ülkesinde gösterilmesine karar verildi. Şimdi bakanlığı aradım, haberi duyunca şaşırdılar. Bakanlığın tanıtma fonundan İbrahim Yazar adlı kişinin kendi inisiyatifiyle yaptığı bir şey bu. Ve bunun ortaya çıkmayacağını düşünerek yaptı bence. Ortaya çıkınca da büyük bir rezalet koptu tabii.
FİLMİ SEYRETSEYDİ BÖYLE BİR ŞEY AKLINDAN GEÇMEZDİ İbrahim Bey zaten filmi seyretseydi böyle bir şey aklından bile geçmezdi. Çok doğru bir film olduğunu görürdü. Bu sansür girişimin açığa çıkmasını sağlayan filmin programdan çıkarılmasına boyun eğen festival yöneticilerinin sonradan pişman olmaları ve basının ve sinema sahiplerinin sansüre karşı çok ciddi bir tepki göstermesi. Yoksa ben bile öğrenmeden bu iş kapanacaktı. İşin dehşet tarafı da bu.
GİTMEK GİBİ 10 FİLM DAHA OLSA... Kültür Bakanı Ertuğrul Günayın gereğeini yapacağını düşünüyorum. Dostluk ve kardeşliği savunan ve bu topraklarda barışın gelmesini isteyen herkesi filme sahip çıkmasını istiyorum. Aslında tam tersi şekilde filmin bugünler için tam da ihtiyaç duyduğumuz dostluk kardeşlik ve sevgiden bahsediyor. Nasıl iki halkın birbirine yakın olduğu, bunun aslında insani bir sorun olduğu, politikacıların bu işi daha da tırmandırdığını gösteriyor. Gitmek gibi 10 film daha olsa o zaman inanın bu ülkede hiçbir gerginlik kalmaz.
VERDİKLERİ PARANIN TÜRK SANATINA KATKISI OLDU Bunu münferit bir olay olmasını umuyorum, çünkü Kültür Bakanlığıyla çok sıcak ve olumlu bir ilişkimiz oldu. Ne bize bir sansür uyguladılar ne de şunu şöyle yapın bunu böyle yapın dediler. Tam anlamıyla hayal ettiğimiz bağımsız sinemayı destekleyen bir süreç yaşandı. Onlar da memnun çünkü şu ana kadar dokuz ödül aldık ve 20ye yakın festivalden de destek aldık. Onları da en çok sevindiren bu oldu çünkü verdikleri paranın Türk sanatına katkısı oldu.
Şimdi filmimiz programdan çıkarıldı ama sinemalar göstereceğini duryurdular. İsviçre bizden fazla karışmış durumda. Sinemalar duyurmuşlar gösterilecek diye. Biz de öyle gösterimlerde hazır bulunucaz ama henüz festivalin yönetimi karşısında ne yapacağımıza karar vermedik.
BANA AİT OLMAYAN BİR ŞEY İSTEMİYORUM Ben sinema yaşamımda şöyle bir karar aldım; beni kim reddederse reddetsin, ben hakkım olan her yere başvurmaya devam edeceğim. Sessiz Ölüm için de başvurmuştum o zaman reddedilmişti. Gitmek için bu desteği aldık. Çünkü ben bu ülkenin vatandaşıyım ve sonuçta Kültür Bakanlığının verdiği destek bu ülkenin vatandaşından toplanan vergilerden olşuyor. Yani bana ait olmayan bir şey istemiyorum.
BAKANLIK: SANSÜR VEYA ZORLAMA YOK Kültür ve Turizm Bakanlığı ise Gitmek filmiyle ilgili olarak herhangi bir girişimin söz konusu olmadığını bildirdi. Bakanlıktan gelen açıklamada şöyle denildi:
Sansüre uğradığı iddia edilen Gitmek filmiyle ilgili olarak Bakanlığımızın herhangi bir girişimi söz konusu değildir. Kaldı ki Gitmek filmi festival programında yer alıp önümüzdeki günlerde gösterime girecektir. Ayrıca, Bakanlığımızın ödenek ve parasal konularda bir müdahalesi söz konusu olmayıp, bu konudaki ödeneğin kullanılması İsviçrenin Zürih şehrindeki ataşeliğimiz tarafından gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte programın seçimi de İsviçre Büyükelçiliğimiz tarafından yapılmaktadır.
Bu kapsamda Bakanlığımızın herhangi bir sansür veya zorlaması söz konusu olmayıp, belli grupların kültürel bir aktiviteyi siyasi bir şova dönüştürme gayreti içinde oldukları anlaşılmaktadır.
Türkiyede daha önce çekilen bir filmin setinde tanışan Iraklı Kürt Hama Ali ile Türk oyuncu Ayçanın aşkını anlatan ve katıldığı festivallerden ödülle dönen Gitmek 14 Kasımda vizyona giriyor.
böyle görüşler çöpe atilmadiği
taktirde haddinden fazla ilgi gören
bu filmlelerde unutulmazlar listesıne
gırer artik aşalim bunlari birdahaki
yizyil kürd sorününu göemek
istemiyorum insanlar ölüyor
görmemezden gelmeyın bunları film
cok güzeldi haddınden fazla
ayhan erbil - Adıyaman
05 Kasım 2008, Çarşamba 09:04
hüseyin karabey in aslında bunlara
olağan bakması lazım bizler neyi aştık
ki bunu aşalım zaman lazım zaman
tarik - Yurt Dışı
04 Kasım 2008, Salı 18:41
Sayin Sentürk, dediklerim yanlis
anlasilsin istemem. Sosyal mesaj
icerikli film yapan yönetmenlere,
senaristlere, rol alan oyunculara saygim
ve ilgim sonsuzdur. Ne kadar cok aci
cekilirse, ne kadar cok sansüre, yasaga,
cetrefilli bahanelere maruz kalinirsa
mesaj o kadar iyi iletilinir demek
yanlistir. Keske öyle olmasa idi. Ama
sadece Yilmaz Güney örnegi bunu
kanitliyor. Iki filmini izlememis
insanlar, yesilcamin kamerasini
anadoluya ceviren bir ustaya lümpen
demislerdi. Sayin Karabey"e
basarilarinin devamini, ve sabir
diliyorum. Saygilar.