Nicolas Cage eski filmlerini aratıyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sinema

Nicolas Cage eski filmlerini aratıyor

Bu hafta Türkiye’de gösterime giren ‘Zor Karar/ Bangkok Dangerous’ da dahil son dönemde oynadığı bütün filmleri başarısız bulunan Nicolas Cage’in kariyerindeki en iyi filmleri ve bu filmlerdeki performansları....


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:09 TSİ 05 Kasım 2008 Çarşamba

İSTANBUL - Son 20 yılın önemli aktörlerinden Nicolas Cage ard arda çevirdiği ‘Dünya Ticaret Merkezi/ World Trade Center’, ‘Hayalet Sürücü/ Ghost Rider’, ‘Next’, ‘Lanetli Ada/ The Wicker Man’, ‘Büyük Hazine/ National Treasure’ gibi başarısız bulunan filmlerinden sonra sinema severlerin karşısına Zor Karar/ Bangkok Dangerous’ ile çıktı ve bu film de özellikle eleştirmenler tarafından hiç beğenilmedi. Alex Proyas’ın yönettiği 2009’da gösterime girecek ‘Knowing’ ile bu ‘kötü film’ serisini bozacağı öngörülen Nicolas Cage’in kariyerindeki en önemli filmleri:
Haberin devamı

Siyam Balığı/ Rumble Fish
Rusty James için ağabeyi Motorcycle Boy bir efsanedir. Çete savaşları döneminde ortalıkta fırtınalar estiren Motorcycle Boy kasabadan uzaklaşmıştır ve uzun yıllar sonra dönecektir. Abisinin gelmesini dört gözle bekleyen Rusty, günlerini bilardo oynayıp vakit öldürerek ve Motorcycle Boy’un yaptıklarını analatarak geçirmektedir. Abisi kasabaya döndüğünde değiştiğini söylese de Rusty ve arkadaşları savaşmaya devam etmeye kararlıdır...

Francis F. Coppola’nın 1983 tarihli bu eşsiz başyapıtında Mickey Rourke ve Matt Dillon başrolde yer alsa da Nicolas Cage de bu filmdeki performansıyla dikkatleri üzerine çekerek ilk çıkışını yaptı.

Birdy
Sıkı dostlar Al ve Birdy, Vietnam savaşına katıldıktan sonra evlerine geri dönmüşlerdir. İkisi de geri döndüklerinde, giderken ki durumlarından oldukça farklıdırlar. Al, savaştan fiziksel yaralar almış bir vaziyette geri dönerken, Birdy psikolojk olarak etkilenmiş ve farklı bir ruh haline geçmiştir.

Savaşın yarattığı tahribatı en iyi anlatan filmlerden ‘Birdy’ Alan Parker’ın imzasını taşıyor. Cannes Film Festivali’nde ‘Jüri Özel Ödülü’ kazanan 1984 yapımı filmde Matthew Modine’nin performansı öne çıksa da Nicolas Cage’de çok iyi eleştiriler aldı.

Peggy Sue Evlendi mi?/ Peggy Sue Married
43 yaşındaki bir anne ve evkadını olan Peggy (Kathleen Turner) boşanma ile karşı karşıyayken “keşke herşeyi başa alabilsem” diye düşünür. Çünkü onun bugünlere gelmesini sağlayan olaylar dizisi aslında Peggy’nin mezuniyet balosuna yakın bir zamanlarda başlamıştır. Peggy Sue birdenbire kendini yeniden o günlerde bulur ve bir mucize eseri ona verilen bu fırsatı değerlendirmeye çalışır.

Francis F. Coppola’nın 1986’da yönettiği ‘kendini iyi hisset’ filmlerinin en iyilerinden olan ‘Peggy Sue Evlendi mi? de ‘kaybeden adam’ Charlie Bodell rolünde Nicolas Cage eleştirmenlerden tam not aldı.

Raising Arizona

Raising Arizona
Coen biraderlerin 1987 tarihli ikinci filmi Rasing Arizona, çocuğu olmayan biri polis ve diğeri hırsız evli bir çiftin, beşiz çocukları olan bir zenginin çocuklarından birini çalmaya çalışması üzerine kurulu absürd bir film.

Kolay kolay her filmde bulunmayacak diyaloglara sahip olan film sinema tarihinin en iyi komedilerinden biri sayılıyor. Filmin bu başarısında sinema otoritelerinin belirttiği gibi Nicolas Cage ve Holly Hunter’ın oyunculuğu büyük paya sahip.

Vahşi Duygular/ Wild at Heart
‘Fil Adam/ The Elephant Man’, ‘Eraserhead/ Silgi Kafa’, ‘Twin Peaks/ İkiz Tepeler’,’Lost Highway/ Kayıp Otoban’ gibi özgün filmlere imza atan David Lynch’ın 1990 tarihli filmi ‘Vahşi Duygular’da Nicolas Cage canlandırdığı Sailor karakteriyle kariyerindeki en iyi performanslarından birini ortaya koydu ve ‘Elvis’ tiplemesiyle sinema tarihinin unutulmazları arasına girdi.

Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye’ kazanan film Lula ve Sailor’un çılgın aşkını anlatıyor. Lula’nın (Laura Dern) psikopat annesi kızının Sailor ile olmasına katlanamadığı için, Sailor’ın hapse girmesine neden olur. Sailor hapisten şartlı tahliye edilince California’ya gelir ve Lula’yı alıp kaçırır. Bunun üzerine Lula’nın annesi Sailor’ı öldürmesi için bir kiralık katil tutar. Ve Lula ile Sailor’un yolculuğu başlar.

Elveda Las Vegas

Elveda Las Vegas/ Leaving Las Vegas
Nicolas Cage’e ‘En İyi Erkek Oyuncu’ Oscarını kazandıran ‘Elveda Las Vegas’ ölümüne içmek için Vegas’a giden bir senaryo yazarıyla aynı şehirde fahişelik yapan genç bir kadının (Elisabeth Shue) aşkını anlatıyor.

Mike Figgis’ın 1995 yapımı hüzünlü filminde Cage’in oyunculuğu filmin önüne geçecek kadar iyi bulundu.

Yılan Gözler/Snake Eyes
Atlantic City’de bir casino. Çok önemli bir boks maçı oynanır. Maçın en heyecanlı yerinde, silah sesleri duyulur ve önemli bir isim öldürülür. Olayı soruşturmak da mesleğinde şüpheli işlere karışmış sorunlu bir polise, Rick Santoro’ya düşer.

‘Görmekle bakmak arasındaki farkı’ en iyi anlatan yönetmenlerden Brian De Palma’nın 1998 tarihli stilize filmi ‘Yılan Gözler’, Cage’in hem en iyi performansları hem de en iyi filmleri arasında yer alıyor.

Yaşamın Kıyısında

Yaşamın Kıyısında/ Bringing out the Dead
Joe Connelly’nin aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanan filmde, New York’un Hell’s Kitchen bölgesinde ambulans şoförlüğü yapan Frank Pierce’ın öyküsü anlatılıyor.

Yaşayan en iyi yönetmen olarak kabul edilen Martin Scorsese’nin 1999 tarihli filminde Nicolas Cage fiziksel ve zihinsel olarak tükenmişliğinin yanı sıra 6 ay önce hayatını kurtaramadığı kız hakkında karabasanlar gören Pierce rolünde kariyerindeki doruk noktalarından birine ulaştı.

Tersyüz/ Adaptation
Spike Jonze’un 2002 yapımı ‘hikaye içinde hikaye’ anlatan filminde, filmin senaristi dahi yazar Charlie Kaufman’ın kendisi başkarakter olarak yer alıyor.

Charlie Kaufman yetenkli bir senaryo yazarıdır ve Susan Orlean’ın ‘Orkide Hırsızı’ John Laroche’un macerasını anlatan kitabından bir senaryo uyarlamak istemektedir. Bunu tek başına yapacak kadar kendine güvenmediğinden ikiz kardeşi Donald’dan kendisine yardımcı olmasını ister. Fakat Donald’ın kafası halk tarafından beğenilen ‘Hollywood’ tarzı senaryolara yatmaktadır.

Nicolas Cage’in iki Kaufman’ı da başarıyla canlandırdığı ‘Tersyüz’de Meryl Streep ve Chris Cooper da yer alıyor.

Savaş Tanrısı

Savaş Tanrısı/ Lord of War
“Dünyada her 12 kişden biri silah kullanıyor. Soru şu; diğer 11 kişiye nasıl silah satabilirim”. ‘Savaş Tanrısı’, silah taciri Yuri Orlov’un ağzından çıkan bu cümlelerle başlıyor. Kendisine aman vermeyen İnterpol ajanının, iş hayatındaki rakiplerinin ve müşterileri arasında bulunan, dünyanın en kötü şöhrete sahip diktatörlerinden bazılarının hep bir adım önünde olmak için uğraşan Yuri’nin hikayesini anlatan film silah ticaretini bütün gerçekliğiyle yansıtan ender yapımlardan biri.

Amerikalı yapımcıların destrek vermediği ve ABD’deki sinemalarda gösterimi sorunlu olan yapıma Uluslararası Af Örgütü destek vermişti. Nicolas Cage’in en önemli fimlerinden olan bu başyapıtın yönetmeni ise Andrew Niccol.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

funda şartekin  - İstanbul
08 Kasım 2008, Cumartesi 08:43  
Hayatımda izlediğim en güzel filmi melekler şehriydi. en beyendiğim sanatçı eleştirenlerede şaşırıyorum.. ayrıca kendisi yakışıklı değil karizmatik ve duygusal gözleriyle konuşabiliyor adeta...

osman bahadır dede  - Bursa
05 Kasım 2008, Çarşamba 03:24  
Nıcolas cage gerçekten kaliteli bir oyuncu.önüne doğru dürüst bir seneryo gelmemesi onun başarısız olduğu anlamına gelmez.son filmler biraz basit.bu doğru.fakat bu nıcolas cageden kaynaklanmıyorki.seneryolar kalitesiz...

ayevestaliognnot  - İstanbul
03 Kasım 2008, Pazartesi 12:19  
En iyi flimlerine City of angels ve face of face"i neden koymadınız merak ettim. Ayrıca son dönemde bence önüne çok düzgün bir senaryoda gelmiş değil. (Büyük hazine1-2"yi hariç tutuyorum) düzgün bir senaryo ve yanına ekleyeceğin bir kaç iyi oyuncuyla şahane işler yapabildiğini biliyorum haksız buluyorum bu eleştirileri

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları