Akciğer kanseri, dünyada en sık görülen tür, ölümle arasında birebir ilişki var, tedavi seçeneği çok az, dünyada azalıyor, Türkiyede hızla artıyor. Ölümcül kanserin Türkiyede özellikle kadınlardaki artışı dramatik boyutlara ulaştı, 5 yılda 10 kat arttı.
İSTANBUL - İzmirde yapılan Balkan Onkoloji Kongresinde bölgelere ve ülkelere göre kanserin gidişatı tartışıldı. Çıkan en önemli sonuç, tüm dünyada en sık görülen akciğer ve mide kanserleri özellikle batı ülkelerinde azalırken Türkiyede hızla artıyor. NTVMSNBCye konuşan İstanbul Bilim Üniversitesi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gökhan Demir, Mide kanserinin dünyada görülme oranı çok azalmasına rağmen ülkemizde hala çok sık. En önemlisi de batı ülkerinde ve Amerikada giderek azalan akciğer kanseri bizde özellikle de kadınlar arasında dramatik bir şekilde artıyor dedi. Türkiyede kanserin gidişatının ürkütücü boyutlarda olduğunu söyleyen Prof. Demire göre bu artıştaki en önemli neden, kadınların eskisinden daha fazla sigara içmesi.
DÜNYADA AZALIYOR BİZDE ARTIYOR Türkiyede en sık görülen ve ölüme en çok neden olan kanser türü, akciğer kanseri. İkinci sırada meme, üçüncü sırada ise mide kanseri var. Prof. Dr. Gökhan Demir, akciğer kanserinin dünyanın aksine ülkemizdeki artış göstermesini şöyle ifade etti: Tütün mamullerinin kullanımı son yıllarda yasalarla azaltılmaya çalışılıyor ancak bu kısıtlamanın kanserin görülme sıklığını azaltmaya başlaması için 5 ya da 10 yıl beklemek gerek, zira sigara yasağına riayet edilmiyor. Akciğer kanseri Türkiyede özellikle de kadınlarda hızla artıyor. Çünkü kadınlar geçmiş yıllara oranla daha fazla sigara içmeye başladı. Son 10 yıl içinde Türkiyede sigara içen kadınların oranı ciddi şekilde arttı. Bu da direkt olarak akciğer kanserinin artmasına neden oldu. Artış 5 yılda 10 kat gibi vahim bir boyuta ulaştı.
ÇOCUKLAR DA PASİF İÇİCİ Kadınların sigara içme oranı arttığı zaman çocukların da pasif içicilik oranının arttığını belirten Prof. Demir, Türkiyenin önündeki tehlikeye şu sözlerle dikkati çekti: Özellikle çocukluk döneminde pasif olarak sigara dumanına maruz kalmak, ileride sigara içmese de kişinin akciğer kanserine yakalanma riskini attırır. Yani toplumda kadınların sigara alışkanlığı, erkeklerden daha tehlikeli diye düşünüyorum.
ALTIN KURAL BIRAKMAK DEĞİL, BAŞLAMAMAK Bilinçli tercih ve kararların bazen işe yaramayabileceğini söyleyen Prof. Demire göre sigaranın zararlarından korunmada altın kural, bıraktırmak değil, başlatmamak: Onun için biz çocuklarımızı sigara düşmanı olarak yetiştirmeliyiz. Mesela ben Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde okurken tıp fakültesi öğrencileri arasında bir araştırma yapmıştık. İntörnler arasında bile sigara kullanımı yüzde 45 ile yüzde 50 civarındaydı. Bu oranın üçte ikisi sigaraya tıp fakültesinde öğrenciyken başlamıştı. Bu şunu gösteriyor; risklerini bilmek, sigaraya başlamaya engel olmuyor. Yani sigara şunları yapar, bu hastalıklara neden olur demek çok da etkili değil. Bizim çocukluktan itibaren çocuklarımızı sigaraya karşı şartlamamız ve sigara içilecek ortamları kısıtlamamız lazım. Yani bilinçli tercihlerle ve kararlarla olmuyor. Yoksa tıp fakültesinde, sigara nedeniyle meydana gelmiş hastalıkları gören kişi, sigaraya başlar mı?
DOĞU VE GÜNEYDOĞU DAHA RİSKLİ Prof. Demire göre dünyadaki gidişatın aksine ülkemizde artış gösteren bir tür de mide kanseri. Mide kanseri de tıpkı akciğer kanserinde olduğu gibi ölümle aralarında birebir ilişki bulunan bir kanser türü, çünkü mide kanserinin de tedavi seçeneği çok az. Mide kanserinin, yeme alışkanlıkları nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri için daha fazla tehlike oluşturduğunu vurgulayan Prof. Demir, alınması gereken tedbirler hakkında ise şunları söyledi: Bu artışın önüne geçilmesi için beslenme alışkanlıklarının değişmesi şart. Beslenme şeklinin eskiye dönmesi ve fast food tarzından uzaklaşmak gerek. Günde en az beş porsiyon taze sebze ve meyve yememiz, kırmızı eti sınırlı tüketmemiz, hayvansal yağları hiç tüketmememiz, tuzlanmış, tütsülenmiş yiyeceklerden ve mangaldan uzak durmamız lazım.
Sigara paketlerinin üzerindeki sözde
caydırıcı yazılar konusunda eski bir
içici olarak şunu söyleyebilirim.
Kesinlikle sigarayı bırakmada bir
faydası olmadığı gibi aksine durumu
kabullenmeyi sağlayan bir faktör.
İnsanları böyle göz göre göre öldüren
bir maddenin bu kadar kolay satılması ve
edinilmesi ve bu kadar ucuz olması
(özellikle ülkemizde) çok daha ayrı bir
konu.
Can - İstanbul
24 Ekim 2008, Cuma 16:22
Önce 1 milyoncuları kapatsınlar.
çinden gelen kanserojen maddeli
ürünler satılmamalı. millet olarak
bunları mecburen alıyoruz.
Ayhan Karabağ - Kırklareli
24 Ekim 2008, Cuma 15:50
Sigara tiryakilerinin büyük çoğunluğu
zararlarını bile bile içmeye devam
ediyor.Bu yüzden yazılanlara
katılıyorum. Gençlerin hiç başlamaması
çok önemli. Sigara
paketlerine "öldürür" yazmakta yeterli
değil. Gerekli önlemlerin alınması
şart.