Ali Cama, Somali sahilleri tahrip edildi diyerek, istedikleri fidye miktarının denizdeki tahribatla kıyaslandığında önemli olmadığını ifade etti.
Korsanlar, geçen ay ele geçirdikleri 33 tank ile çeşitli mühimmat yüklü MV Faina gemisini halen ellerinde tutuyor.
SOMALİ VE ZEHİRLİ ATIK GERÇEĞİ
Birleşmiş Milletler (BM) Somali Temsilcisi Ahmedu Uld Abdullah, Avrupalı ve Asyalı şirketlerin Somali sahilleri açıklarına nükleer dahil çeşitli zehirli atıklar boşalttıklarını doğrulayarak, bu konuda güvenilir bilgiler bulunduğunu belirtti.
Hiçbir hükümetin zehirli atık boşaltılması faaliyetini onaylamadığını, bundan özel şirketlerin ve bireylerin sorumlu olduğunu kaydeden Abdullah, zehirli atıkların halen bu bölgeye boşaltıldığını, şirketlerin Somalili bazı yetkililere ödeme yaptığını öne sürdü.
Abdullah, ayrıca korsanlığın zehirli atıkların boşaltılmasını engellemeyeceğine dikkat çekerek, korsanların çevre korumayla bir ilgileri olmadığını söyledi.
BM Çevre Programı (UNEP) Sözcüsü Nick Nuttall da 1990ların başından beri Somalinin zehirli atık boşaltma alanı olarak kullanıldığına ve bunun halen sürdüğüne dikkati çekerek, Avrupalı şirketlerin bu atıkları ucuz yoldan elden çıkardıklarını belirtti.
Nuttall, bu zehirli atıkların farklı çeşitleri olduğunu, aralarında radyoaktif uranyum atığının yanı sıra kurşun, kadmiyum, cıva gibi ağır metal
atıkların, endüstriyel atıkların, hastane atıklarının, kimyasal atıkların bulunduğunu söyledi.
Zehirli atık içeren konteynırların karaya vurmasından sonra bölgede yaşayan yüzlerce kişinin hastalandığını da dikkati çeken Nick Nuttall, Somali sahilleri ve denizlerin güvenli olmaması nedeniyle sorunun kapsamını tam olarak saptayamadıklarını kaydetti.
Somali açıklarında zehirli atık boşaltıldığı iddiaları 1990ların başına uzansa da bunun kanıtları 2004 yılındaki tsunami ile ortaya çıkmıştı. BM Çevre Programı (UNEP), tsunaminin Somalinin Puntland sahili açıklarına zehirli atık yüklü konteynırlar sürüklediğini açıklamıştı.