2008 Nobel ödülleri birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. Fredrik S. Heffermehl, Barış Ödülünün maksadından giderek uzaklaştığını savunurken, Nobel komitesinden Engdahl Amerikan Edebiyatının abartıldığını söyleyerek yeni bir tartışma başlattı.
(Soldan sağa) Nobel Edebiyat Ödülü'nü alamaması tartışılan Philip Roth, 2008 Nobel Tıp Ödülü sahibi Francoise Barre-Sinoussi, 2008 Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan keşfin asıl sahibi olduğunu iddia eden Nicola Cabibbo.
İSTANBUL - Fizik, Kimya, Tıp alanlarında en önemli icadı yapan kişilere, Edebiyat alanında en soylu ve en içten ideali örnek alarak meydana getiren eserin yazarına, Barış dalında ise halklar arasında kardeşliğin gerçekleştirilmesi, orduların kaldırılması veya sayısının azaltılması, barış kongrelerinin düzenlenmesi ve yaygınlaştırılması için en çok çalışan kişilere verilen Nobel ödülleri, ilk kez hayata geçtiği 1901 yılından beri konuşulmaya devam ediyor. Geçmişte, çoğunlukla edebiyat alanında verilen ödüllerin yarattığı tartışmalar ön plana çıkarken, bu sene diğer dallarda da tartışmalar gündeme geldi.
AMERİKAN EDEBİYATI ABARTILIYOR Bu senenin ilk Nobel tartışması Nobel komitesinin içinden geldi. Jüri üyelerinden Horace Engdahl, Amerikan Edebiyatı öyle çok da abartılacak bir şey değil diyerek ABDde edebiyatın çok izole olduğunu ve yeterince yabancı dilde kitabın İngilizceye çevrilmediğini belirtti ve, Amerikalılar edebiyat dünyasının dışında kalıyor. Bu da daha iyi edebiyat eserleri çıkarmalarını engelliyor dedi. Bu sözler otoriteler tarafından bir süredir adı Nobel Edebiyat Ödülü ile anılan ABDli yazar Philip Rothun uzun süre daha bu ödülü kazanamayacağı şeklinde yorumlandı.
TEMEL NİYET DEĞİŞTİRİLDİ Bu sene Nobel ile ilgili en büyük tartışma ise Norveç Barış Konseyi Onursal Başkanı Fredrik S. Heffermehlin Nobelin Mirası adlı kitabında yazdıklarıyla ortaya çıktı. Heffermehl, kitabında Nobel Barış Ödülünün maksadından giderek uzaklaştığını, mücadele edilmesi gereken toplumsal güçlerle ateşkes imzalandığını ve ödülün arkasındaki temel niyetin değiştiğini, değiştirildiğini, komitenin ödülü kendi ödülleri haline getirdiğini savundu.
1946dan itibaren verilen Nobel Barış Ödüllerinin çoğunun Nobelin saygınlığının temel prensiplerine aykırı olduğu belirtilen kitapta, 1948de Norveç Parlamentosu yasal olmayan bir prosedür belirledi. Nobel Komitesi, Norveç Parlementosundaki partilere emanet edilmişti. Bu partiler ise kendi kıdemli üyelerinin refahlarını, Nobelin amaçlarından önde tutuyordu ifadeleri yer aldı.
FİZİK ÖDÜLÜNE İTİRAZ Japon bilim insanları Makoto Kobayaşi ve Toşihide Maskavaya Nobel Fizik Ödülü getiren Doğada maddenin en küçük parçasının en az üç familyasının varlığını tahmin eden kırılmış simetrinin kökeninin keşfine ilişkin ödüle ise İtalyadan itiraz geldi. Keşfin çalıntı olduğunu iddia eden İtalyan Nükleer Fizik Enstitüsü Başkanı Roberto Petronzio, teorinin temelinin, İtalyan bilim insanı Nicola Cabibboya ait olduğunu söyledi ve Nicola Cabibbonun ödülden mahrum bırakılmasını kınadı.
O ZAMANLAR ÇOK SAFMIŞIZ AIDSle ilgili çalışmalarıyla bu yılki Nobel Tıp Ödülünü paylaşanlardan Fransız bilim insanı Francoise Barre-Sinoussi ise, AIDS aşısı çalışmalarının bir başarısızlık dizisi olduğunu söyledi.
25 sene önce virüsü bulduklarında AIDS salgınını durdurabileceklerini umduklarını ifade eden Barre-Sinoussi, Virüsün keşfinin bize virüs hakkında daha fazla bilgi sağlayacağını ve küresel bir salgının önüne geçecek aşının bulunmasını sağlayacağını düşündüklerini belirterek, O zamanlar çok safmışız diye konuştu. Barre-Sinoussinin bu sözleri Uluslararası tıp camiası tarafından karamsar bir ifade olarak yorumlandı.