Türkiyenin son günlerde çok acı olaylar yaşadığını ve şehitler verdiğini belirten Bağış, şehitlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diledi.
Bağış, Bu serginin, aslında onlara da (teröristlere) bir cevap verdiğini, buradan hep birlikte haykırdığımızı iddia ediyorum dedi.
Bağış, bu topraklarda asırlarca camiler, kiliseler, havralar ve sinagogların birlikte insanlığa huzur verdiğini, insanların dertlerine derman olduğunu, insanlığı doğruya, güzele, sevgiye, birleşmeye yönelttiğini vurgulayarak, Hiçbir kendini bilmez bu birlikteliği bozamaz. Onun için bu bölücülerin hiçbir şekilde başarılı olma şansı yoktur. Bugünlerde her zamankinden daha bir ve beraberiz. Bugün burada Müslümanı, Musevisi, Hristiyanı, farklı renkleri, farklı kültürleriyle Türkiyenin bütün insanları tek bir yumruktur. Bu sorunun da üstesinden geleceğimizden kimsenin şüphesi olmasın şeklinde konuştu.
Açılışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan İsrailin Ankara Büyükelçisi Gabby Levy, Bergama doğumlu olduğunu belirtti.
Sergide, Bergamadaki eski sinagogun fotoğrafını görmenin kendisine çok şey ifade ettiğini vurgulayan Levy, Bu sergi sadece Türk Yahudi cemaati için değil, tüm Türkiye için çok önemli. Çünkü Türkiyenin tarihinden bir kesit ve çok önemli bir nokta dedi.
Levy, hem Yahudilere hem de Türklere, bu tarihi değerleri ayağa kaldırmak gibi önemli bir görev düştüğünü ifade etti.
Kültür ve Turizmden Sorumlu İstanbul Vali Yardımcısı Feyzullah Özcan da Musevisiyle, İsevisiyle, Müslümanıyla beraberce oluşturduğumuz bu güzel kültürel ortamda, bu güzel coğrafyada, İstanbulda bu serginin açılışında bulunmaktan duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum. İyi ki varsınız, iyi ki hep beraber bu güzellikleri, bu kültürümüzü oluşturduk diye konuştu.
HALEVA
Türk Musevileri Hahambaşı İshak Haleva, sergideki her fotoğrafta bir Musevi mabedi bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:
Bu gösteriyor ki zamanında Yahudiler her yerleştikleri yerde sinagoglarını kurdular. Türk ve Osmanlı imparatorları da buna çok yardımcı oldular. Eğer bu fotoğraflardaki duvarların ağzı olsaydı, burası çınlardı. Buralarda ne dualar yapıldı. Yahudilerin sosyal yaşamı, her gittikleri yerde yine onlarla oldu. Orada ağladılar, orada eğlendiler. Osmanlı imparatorluğu, Yahudi kültürünün en zengin olduğu yerlerden biridir. Yalnız İstanbulda 19 tane sinagogumuz var. Bu sergi aynı zamanda, Yahudilerin bu topraklarda huzur içinde yaşadıklarının da kanıtı. Huzur içinde olmasalardı, böyle muazzam ibadethaneler yapamazlardı.
Türk Musevi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadyo da sergide fotoğrafları yer alan Edirne Büyük Sinagogunun, Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edileceğini anlattı.
Kudüsteki İbrani Üniversitesi Yahudi Kültürü Merkeziden Moshe Kones, 2 yıldır projenin içinde olduğunu belirterek, çalışmanın, Türkiyede sergilendikten sonra Yahudi Kültürü Merkezine hediye edileceğini söyledi.
SERGİ
Sergide, Amerikalı mimar Joel Zackin 1996da Anadolunun muhtelif şehir ve kasabalarında gerçekleştirdiği araştırmalar çerçevesinde fotoğrafçı Devon Jarvisin çektiği fotoğraflar ve mimar Ceren Kahramanın çizimleri yer alıyor.
Joel Zeck ve ekibinin dokümantasyon çalışmasındaki Türk Yahudi toplumuna ait 100e yakın tarihi mekandan çekilen 3 bin fotoğraf ve mimari çizim içinden seçilen yaklaşık 60 eserin yer aldığı sergi, 31 Ekim 2008 tarihine kadar ziyarete açık kalacak.
Bu arada, İshak Haleva, proje çalışmaları ve sergiye katkıları nedeniyle Joel Zacka teşekkür plaketi verdi.
Zack plaketi aldıktan sonra yaptığı konuşmada, tarih hazinesi çok kuvvetli olan Türkiyenin, Yahudi tarihi açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Açılışa İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, İsrailin İstanbul Başkonsolosu Mordehai Amihai ve Türk Musevi Cemaati Onursal Başkanı Bension Pintonun da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.