Teknolojik gelişmenin sağladığı imkanla evlerde ve iş yerlerinde kullanımı yaygınlaşan klimalar, bina içini soğuturken, dış ünite motorlarının yaydığı ısı da hava sıcaklığının artmasına neden oluyor.
Tokyo'da klimaların 4-5 derecelik ısı artışına neden olduğu belirlendi...
ADANA - Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halime Paksoy, klimaların lüks olmaktan çıkarak ihtiyaç haline dönüştüğünü ve kullanımının hızla arttığını söyledi. Hava sıcaklığı ve nem oranıyla yaşamın olumsuz yönde etkilendiği Adana ve Mersin gibi kentlerde vatandaşların klimayı aralıksız olarak 24 saat kullandığı günlerin olduğunu belirten Prof. Dr. Paksoy, bu tarzdaki kullanımın yaz süresince devam ettiğini bildirdi.
Prof. Dr. Halime Paksoy, kullanılan klimaların motorlarının kentlerde ısı adacıkları oluşturduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: Oluşan ısı adacıkları da dalga dalga yayılarak ısı ve nem oranının yüksek olduğu kentlerde dışarıya çıkmak zorunda kalan vatandaşların yaşamını daha da çekilmez hale getiriyor. Tokyoda yapılan bilimsel bir araştırmada dışarıdaki ısının 4-5 derece oranında artmasına neden olduğu belirlenen klimaların, küresel ısınmaya doğrudan katkısı olmasa da kentlerdeki yaşamı etkiliyor.
Prof. Dr. Paksoy, klimaların dış ünitelerinin yaydığı ısının belirlenmesi için Tokyoda olduğu gibi Türkiyede de ölçüm yapılabileceğini belirtti.
Bu ölçümün, bölgeler dikkate alınarak farklı kentlerde yapılabileceğini kaydeden Prof. Dr. Paksoy, Bu etkiyi ortadan kaldırmak için daha verimli ısıtma ve soğutma yöntemlerine yönelmemiz gerekir. Bu yöntemin kullanılması halinde ısı artışının etkisi kendiliğinden yok olur dedi.
Bina içini soğutmanın en tasarruflu şekilde yapılabilmesi için odalardaki pencere ve kullanılan yalıtım malzemelerine dikkat edilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Paksoy, bu davranışın, dış ortamdaki hava sıcaklığının artmasının önlenmesi bakımından son derece önemli olduğunu söyledi.
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ÖNERİSİ Prof. Dr. Halime Paksoy, yenilenebilir enerji kaynaklarının da kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu: Örneğin mevsimlik depolama yapılabilir. Yazın kullanmak üzere kış aylarının soğuğu depolanabilir. Ya da yaz aylarının sıcağı depolanarak kış aylarında kullanılabilir. Aynı zamanda su kuyularının derinliklerindeki soğuk su da kullanılarak sıcak yaz aylarında oda içinde nefes alınabilecek ortam yaratılabilir. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesinin bir serasında bu sistem kullanılıyor. Mersin ve İstanbuldaki 2 alışveriş merkezinde de benzer uygulama buna en güzel örnek oluşturuyor.
Prof. Dr. Paksoy, bina içindeki soğukluğu uzun süreli muhafaza etmek için pencerelere çift cam konulması ve odanın büyüklüğüne göre cihaz seçimine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Resmi olmasa da 2000 yılında yapılan sayıma göre Türkiyedeki bina sayısının 16 milyon 236 bin olduğunun belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Paksoy, klimaların belirli aralıklarla çalışmasını sağlayan ayarların kullanılması gerektiğini kaydetti.
sonuçta enerji(ısı) korunumu diye bir
şey var.bir bölge ısı kaybederse başka
bir bölge o ısıyı almalı.fizikçi bir arkadaş
konuyu daha iyi anlatabilir sanırım.
turgut mese - İstanbul
06 Ekim 2008, Pazartesi 21:11
""klima kullanmanın hoca nın
söylediğinin aksine küresel ısınma
konusunda bir farkı vardır. O da klima
kullanımı sırasında kullanınan
enerjinin üretim aşamasında ki -hangi
tür olursa olsun- dünyanın ısınması
yönünde bir fark yaratır. KLima
chz.ları üretimi esnasındaki enerji
kullanımını hesap etmesek dahi....