Prof. Dr. Şatıroğlu, aile planlamasının, ailelerin istedikleri zaman ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları anlamına geldiğini belirterek, Bu, ailedeki kişi sayısını sınırlandırma anlamını taşımaz, ancak çiftlere, yetiştirebilecekleri kadar çocuk sahibi olma imkanını sağlar. Amaç, anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve çocuk sahibi olmak istendiğinde gebeliğin oluşmasıdır dedi.
İnsan vücudunun bir kullanım kılavuzu olduğunu ve bu kılavuza göre de 18 yaşından önce gebe kalınması, 2-3 yıldan daha kısa aralıklarla doğum yapılmaması gerektiğini vurgulayan Şatıroğlu, Bu durumda anne ve bebekte sorun çıkması olasılığı, düşük yapma, erken doğum, bebeğin prematüre doğması ve yapısal organ bozukluklarına sahip olma ihtimalleri artar ve anne ile bebeklerin ölüm riski yükselir diye konuştu.
AİLE PLANLAMASIYLA İLGİLİ ARAŞTIRMALAR
Türkiyenin olduğu kadar tüm dünyanın da en büyük sorunlarından biri olan aile planlamasıyla ilgili toplumdaki tüm aksaklıklar aslında plansız nüfus artışına dayanıyor görüşünü dile getiren Şatıroğlu, Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre her yıl yaşanan yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 30unun planlanmadığını, yüzde 12sinin ise kürtaj ile sonlandırıldığını bildirdi.
Prof. Dr. Şatıroğlu, Unutmayın kürtaj bir korunma yöntemi değildir, bu nedenle aile planlaması yöntemlerini kullanın ki lüzumsuz cerrahi müdahalelerden kaçınabilin dedi.
Doğum kontrol haplarının 1959 yılından bu yana kullanıldığına işaret eden Hakan Şatıroğlu, şunları kaydetti:
İngilterede 1960tan bu yana düzenli olarak doğum kontrol hapı kullanan 350 binden fazla kadının sağlık kayıtları incelenerek bunlarda ortaya çıkan istenmeyen durumlara bakıldı. Buna göre, uzun süre hap kullanan kadınlarda meme kanserinde bir artış olmadığı, tam tersine düzenli olarak hap kullanan kadınlarda yumurtalık ve rahim kanserinin daha az görüldüğü ortaya çıktı. Yine bağırsak kanserinin de az olduğu gözlendi. Bu çalışma doğum kontrol haplarının bazı kanserlerden koruduğunu ortaya çıkardı diyebiliriz.
TÜRKİYEDEKİ DURUM
Türkiye Aile Planlaması Derneğinin 45 yıldır halkla ve bilim adamlarıyla çalışmalar yaptığını dile getiren Şatıroğlu, şöyle konuştu:
Bu sürede 25 milyondan fazla insanımıza ulaşılmıştır. Son 3 yıldır, önce Artık Çocuk Değiliz ve sonra Korkmayın korunun, artısı var kampanyalarıyla bilinçlendirme çalışmaları yaptık. Sağlık Bakanlığı Üreme Sağlığı Programı çerçevesinde, gençler, gebeler ve özellikle ülkemizin riskli bölgelerinde TBMM ile birlikte önemli tarama ve acil önlem programları hazırlama gibi, bir kısmı da halen süren çalışmalar yapıldı, yapılmaya da devam ediyor.
Şatıroğlu, aile planlaması yöntemlerini kullanmadan önce çiftlerin sağlık kurumlarında özellikle Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde bu konuda eğitim almış sağlık personelinden ya da kendi doktorlarından en uygun yöntemi belirlemede yardım almaları gerektiğine dikkati çekerek, amacın kişilerin en uygun yöntemi bilinçli olarak seçmeleri ve bunu doğru ve sürekli kullanmaları olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, Türkiyedeki aile planlaması çalışmaları sonucunda bebek ölümlerinin binde 25e, anne ölümlerinin ise binde 28e çekildiğini ifade etti.
SENİN HAYATIN, SENİN BEDENİN, SENİN SEÇİMİN
Dünya Korunma Günü etkinliğinin 26 Eylül 2007de başlayan uluslararası bir kampanya olduğunu belirten Şatıroğlu, bu günün amacının toplum sağlığı olduğunu söyledi.
Hakan Şatıroğlu, bireylerin özellikle üreme sağlığını geliştirmenin, gerçek bilgilere ulaşmalarını sağlamanın hedeflendiğini anlatarak, şunları kaydetti:
Özellikle ergenler ve gençler bu konuda pek çok istenmeyen ve doğru olmayan etkiye açıktır. Bu nedenle özellikle dünyanın geleceği olan gençlere doğru bilgileri, doğru zamanda ve doğru bir üslupla anlatmak çok önemlidir. Bu amaçlarla ortaya konulan Dünya Korunma Gününün bu yılki sloganı Senin Hayatın, Senin Bedenin, Senin Seçimin olarak belirlenmiştir.
Bu yılki Dünya Korunma Gününe 60dan fazla ülkenin katıldığını bildiren Şatıroğlu, bugün yapılan etkinliklerin Marie Stopes International (MSI), Avrupa Kontrasepsiyon ve Üreme Sağlığı Derneği (ESC), Uluslararası Pediatri ve Adolesan Jinekolojisi Federasyonu (FIGJI), Nüfus Konseyi, Asya Pasifik Kontrasepsiyon Konseyi (APCOC) ve Centro Latinamericano Saludy Mujer (CELSAM) gibi uluslararası kuruluşlar tarafından desteklendiğini bildirdi.