Fellse göre, ortaya çıkacak enerji sıkıntısının nedeni, Avrupa Birliğinin karbon salımları konusundaki kendi ifadesiyle fazla hırslı hedefleri. Çünkü bu hedefler, pek çok termik santrale veda anlamına geliyor. Nükleer enerji konusundaki siyasi tartışmalar da sorunu daha fazla kötüleştiriyor.
RÜZGARA ÇOK FAZLA UMUT BAĞLANDI
Raporda rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklara da çok fazla umut bağlandığı savunuluyor. Profesör Fellse göre, bu kaynaklar, şu aşamada açığı kapatmaya yeterli değil. Fells, kıtada ışıkların yanık kalmasını sağlamak için, önceliklerde de önemli bir değişiklik yapılması gerektiğini söylüyor.
Buna göre, iklim değişikliği kaygısının, yerini enerji güvenliğine endişesine bırakması gerekiyor. Karbon salımlarının azaltılması konusundaki hedeflerin de gerçekçi olması zorunlu.
Profesör Fells, kalkınmış ülkeler, enerji güvenliklerini garanti altına almadan, kalkınmakta olan ülkelere, küresel ısınmanın etkileriyle mücadelede yardım edemeyeceklerini söylüyor.
ELEKTRİK MEDENİYETİN CAN DAMARI
Fells Kalkınmış ülkelerin yardım etmesini istiyorsanız, bu ülkelerin ekonomileri büyümeli. Yoksa bunu yapamazlar. Ekonominizin elektrik kesintileriyle başaşağı gitmesine izin verirseniz, hiç kimseye yardım edemezsiniz. Elektrik medeniyetin can damarıdır. diyor.
Fells, elektrik kesintilerinin toplum üzerinde de olumsuz etkileri olacağını savunuyor; ulaşımın duracağını, sağlık hizmetlerinin azalacağını kaydediyor.
Uzun bir süredir nükleer enerji savunuculuğu yapan Fells, orta vadede tek gerçekçi çözümün de, nükleer ve termik enerji olduğunu ileri sürüyor.