Embriyo transferi 2’ye düşürülürse ne olur?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Kadın Sağlığı

Embriyo transferi 2’ye düşürülürse ne olur?

Kadın doğum uzmanları Sağlık Bakanlığı’nın embriyo transferine getireceği sınırlamanın, tüp bebek kalitesini artıracağını ama ailelerde büyük umutsuzluğa neden olacağını söylüyor.


 DİĞER HABERLER

  SAĞLIK - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NÜKTE CÖBEK
NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:47 TSİ 02 Eylül 2008 Salı

İSTANBUL - Sağlık Bakanlığı riskli gebeliklerin önlenebilmesi amacıyla tüp bebek uygulamalarında embriyo transferinin 3’ten 2’ye indirilmesi için bir taslak hazırlıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ embriyo transferinin çoğul gebeliklere ve yenidoğan bebek ölümlerine neden olduğunu söylüyor. Kadın doğum uzmanları embriyo transferinde kısıtlamanın doğru bir uygulama olduğunu savunurken, uygulamanın umutsuzluğa neden olacağını belirtiliyorlar. Ayrıca Akdağ’nın “Tüp bebek yönteminin çoğul gebelikler ve riskli bebekler açısından bir risk faktörü olduğunu tespit ettik, Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde meydana gelen yenidoğan ölümlerinde bunu bir neden olarak belirledik” sözlerine karşı çıkıyorlar.
Haberin devamı

Kadın doğum uzmanları Doç. Dr. İsmail Çepni, Dr. Ali Mesut, Dr. Alper Mumcu, ve İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen NTVMSNBC’ye en çok iki embriyo transferinin fayda ve sakıncalarını ve Sağlık Bakanı Akdağ’nın açıklamalarını değerlendirdi.

UMUTSUZLUĞU ARTIRACAK
(İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Uzmanı Doç. Dr. İsmail Çepni)

“Tabi kii embriyo transferinde sayının sınırlanması doğru bir şey ama burada şartların değerlendirilmesi lazım. Ülkede 100’ün üstünde tüp bebek ünitesi var, bunlardan 40 tanesi İstanbul’da. Embriyo transfer sayısı üçtü, ikiye indirildi. Bu üç transfer yapıldığında, çoğul gebelik riski çok çok düşüktür. Neredeyse yüzde 80- 85’i tekiz olur, geriye kalan yüzde 15’in çoğu ikiz olur çok nadiren üçüz olur.

OKULLARI KAPATIRSAK M.E.B.’İN HİÇBİR DERDİ KALMAZ!
Bizim ülkemizde her merkez aynı kalitede ve şartlarda değil. Ve transfer sayısını ikiye indirirseniz gebelik şansı çok düşecektir. Ayrıca biliyorsunuz maliyeti çok fazla. Ailelerin beklentilerine verilecek yanıtın umutsuzluk oranı artacak. Bu açıklama biraz, sorunu başka bir gruba atmak gibi oluyor. Hani eskiden derlerdi ya, ‘okulları kapatsak Milli Eğitim Bakanlığı’nın hiçbir sorunu kalmaz’, bu öyle bir şey.

İKİ PREMATÜRE BEBEĞE BİR HEMŞİRE
Tüp bebek merkezleri yoğun olan ülkelerde doğumların nerdeyse yüzde 25- 30’a yakın bölümü erken doğum olabiliyor. Burada yapılması gereken yoğun bakım ünitelerinin optimal şartlara getirilmesi. Nedir bunlar? En azından ideal şartlarda iki prematüre bebeğe bir hemşire düşmesi. Tabii en ideali bir bebeğe bir hemşire ve küvezlerinde bebeklerin tek tek olması. Bu şartlara ulaşılmalı ki bebekleri biz yaşatabilelim. Biz 1,5 kg’ın altındaki bebeği yaşatamayız veya doğurmayın dememeliyiz. Amaç prematüre bebeğin doğumuyla ilgili optimal şartları oluşturmak olmalıdır.

Tüp bebek merkezlerinin denetimi, ne yapıldığı hakkındaki kontroller yetersiz. Üçüzde aile ve doktor karar veriyor bebeğin alınıp alınmayacağına ama dördüzde alınması şarttır. Bu hoş bir girişim değildir, ayrıca hepsini kaybetme riski var.

BAŞARI TEK BEBEKTİR
Tüp bebekte başarı diye algılanması gereken tek bebektir, bilemediniz ikidir. Onun üstündeki artık başarısızlık olarak algılanıyor. Üçüz veya dördüz bir ünitenin başarısı değildir.

Burada yapılması gereken bir yandan merkezlerin sorumluluklarını bilmeleri bir yandan da iyi kontrol edilmeleri. Asıl olan da yoğun bakımla ilgili alt yapının tamamlanması. Üniversitelerimizde bile yeterince altyapımız yok aslında. Küvez var ama hemşire ve personel yetersiz. Var olan ünitelerdeki personeli tamamlamak önemli.

DEVLET YARDIMI 1000 DOLAR
İskandinav ülkelerinde neredeyse artık tek embriyo transferi yapılıyor. Bu olayın, ülkelerin ekonomik durumuyla bağlantısı var. Transfer sayısının az olması da iyi çünkü prematürenin bakımı da ayrıca bir maliyet. Ülkemizde, SGK’ya bağlı olarak, 1 Temmuz 2007 itibariyle, 23- 39 yaş arasındaki kadınlarda iki tüp bebek denemesi için yaklaşık 1000 dolar devlet yardımı yapılıyor, ayrıca da ilaçların yüzde 20’sinde de devlet bir yardım yapılıyor.”

KALİTELİ VE AZ SAYIDA EMBRİYO İSTENİYOR
(Alman Hastanesi, Op. Dr. Ali Mesut)
“Embriyoya sınırlama getirme artık bütün dünyada gündem konusu. Herkes kaliteli ve az sayıda embriyo verelim düşüncesinden yana. Bugün Avrupa ülkelerinde tek embriyo transferine gidiliyor. Tek embriyo transferinin bazı komplikasyonları azalttığı söyleniyor. Ancak Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki ölümler hakkında birşey söyleyemiyorum çünkü tam nedenini bilmeden yorum yapmak doğru olmaz.

Embriyo transferini kısıtlamak bence çok uygun birşey. Eğer bir embriyonun kaliteli olduğunu ve tutacağını düşünürseniz, daha az embriyo vererek hastayı riskten ve çoğul gebelik riskinden kurtarmış oluyorsunuz. Ayrıca onun yanında bebeklerin de daha sağlıklı olmasını sağlarsınız. Her zaman tek bebek bizim arzu ettiğimiz bir şeydir.

Tek ve sağlıklı bebek doğumunu sağlamak için biz ‘blastosist uygulaması’na gidiyoruz. Embriyoları biraz daha büyütüyoruz. Onların canlılığından daha çok emin oluyoruz ve bu şekilde transfer yapıyoruz. Maksimum iki tane transfer yapılınca çoğul gebelik büyük oranda önlenmiş oluyor.

Fakat zaman zaman çok embriyo transferi yapmaya mecbur kalınıyor. Özellikle 40 yaş üstü kadınlarda daha fazla sayıda embriyo transferi gerekebiliyor. Bu bütün dünyanın kabul ettiği bir şey ama uygun ve gebelik şansı yüksek olan hastaya az embriyo vermek Türkiye koşulları için daha uygun.

Riskli gebelikleri ve doğumları takip edebilmek için yoğun bakım ünitelerinin olması çok önemli. Çünkü sadece embriyo fazlalığından değil ama erken doğum, rahim anomalileri veya ileri yaş sebebiyle oluşan komplikasyonlar ve risklerden dolayı tüp bebek uygulaması yapan hekimler, erken doğumla ve prematüre ile her zaman karşı karşıya gelebiliyor.

’SONUÇ POZİTİF, GEBE KALDINIZ’ DEMEK YETMİYOR
Doktorların amacı hastanın evine sağlıklı bebekle dönmesidir. Pozitif yanıt verdi ve gebe kaldınız, demek yetmez. Yoğun bakım ünitesi gereklidir fakat bütün tüp bebekler risk taşımaz. Ama riskli bir hasta ise ona yoğun bakım ünitesi olan bir hastanede doğum yapmasını söylemek gerekir.

Hasta tüp bebek işleminden sonra, mesela başka bir şehirde ikamet ediyorsa riskleri azaltıp ve gerekli önlemleri alıp yaşadığı yere doğum yapması için gönderebilirsiniz. Tüp bebek işlemini yaptırıp Almanya’ya dönen hastalarımız oluyor, onlara blastosist uygulamasını yapıyoruz, riskleri azaltıyoruz.

VARINI YOĞUNU SATIP GELENE ’2 TRANSFER YAPABİLİRİZ’ DİYEMİYORUZ
Bazen öyle hastalar geliyor ki belli bir yaşa ulaşmış, çocuk sahibi olamamış ve bütün varlıklarını satmış ki bu işlemi yaptırabilsin. Biz de bu durumda size en fazla iki tane embriyo transferi yapabiliriz diyemiyoruz. Hastanın ekonomik ve sosyo- kültürel durumu yeterliyse size iki embriyo transferi yapacağız, diyebiliyoruz ve anlaşabiliyoruz.

LABAROTUVAR KOŞULLARI ÇOK ÖNEMLİ
Sonuç olarak embriyo transferi sayısını artırdığınızda, başka bir problem yoksa, hastanın gebe kalma riski daha yükseliyor. Ama bahsettiğim sistem ile yani embriyoları daha da büyütüp verdiğinizde gebe kalma olasılığı artmış oluyor ama her hastada blastosist yöntemi uygulanamıyor. Hastanın yumurta sayısı veya laboratuvar imkaanlarının yeterliliği de çok önemli bu yöntemde. Tecrübe, imkan ve labarotuvar koşulları çok önemli.”

ANADOLU’DAKİ HASTAYI DOĞURANA KADAR TUTAMAYIZ
(Amerikan Hastanesi, Dr. Alper Mumcu)
“O hastenede yapılan doğumların yüzde kaçı normal doğum, yüzde kaçı tüp bebek ona bakmak lazım önce. Avrupa ülkelerinin çoğunda, embriyo transferlerinin sayılarının azaltılması söz konusu. Bazen iki embriyo transferi yapılıyor ama oralarda tedavi maliyetleri devlet tarafından karşılanıyor. Türkiye’de belli bir yaşın üstüne gelen kadınlar için böye bir imkan sağlanmıyor. Genç hastalarda daha az embriyo transferi yapmak doğru bir uygulama. Çünkü fazla embriyo transferi olursa gebelik oranında belirli bir yükselme olmuyor, fakat çoğul gebelik olasılığı artıyor.

ÖLÜMLERİNİN NEDENİ TÜP BEBEK DEĞİL, TEKNİK İMKANSIZLIK
Sayın bakanlığının ‘Tüp bebek merkezlerine riskli gebeliklerin takip edilebileceği, doğumun ve gerekiyorsa bebeğin yoğun bakımının yaptırılabileceği bir merkez olmasını şart koşacağız’ açıklaması anlamsız. Çünkü mesela Anadolu’da yaşayan bir hasta geliyor, tüp bebek yaptırıyor ve geri dönüyor. Onun doğurana kadar burada mu kalması gerekiyor? Evde doğum olduğunda nasıl olacak bu durum? Yenidoğan ölümlerinin tüp bebeklerle ilgisi yok, teknik imkansızlıkla ilgisi var.”

TABİPLER BİRLİĞİNE İNCELEME İZNİ VERİLMEDİ
(İstanbul Tabipler Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen)
“Garip bir şekilde Türk Tabipleri Birliği’ne bu yenidoğan ölümleriyle ilgili inceleme izni verilmedi. Dolayısıyla bundan önceki bir sürü olayda olduğu gibi inceleme yapamadığımız için ‘bu bebekler enfeksiyondan ya da ilgisizlikten ölmüştür’ deme durumumuz yok. Genel olarak bu tür yerlerdeki sorunlarda enfeksiyon ciddi bir sorun ama tabii enfeksiyon da bir nevi yetersizlik sonucunda personel ve altyapı olanağı olmadığı için ortaya çıkan bir şey.

BU AÇIKLAMALAR İŞİN KOLAYINA KAÇMAKTIR
Ama bu açıklamalar biraz işin kolayına kaçmaktır. Bugünün olanaklarıyla çocuk sahibi olmanın sağladığı bir takım avantajlar ve dezavantajlar var. Bir takım önlemler almak yerine bu olanağı insanların elinden almak çok savunulabilir bir şey değil. Tüp bebek uygulaması, düşük doğuma sebep olsa bile burada süreçlerin bilimsel kurallarla daha iyi denetlenmesi gereklidir. Ama bakanlık işi yine sadece sayılara indirgemiş durumda. Sorunu çözmek yerine, olanakları sınırlamaya dönük, insanları mağdur etmeye dönük bir çözüme gitmektedir.

Sağlık hizmeti açısından bakılınca, herhangi bir müdalahenin ve işlemin beraberinde gelebilecek bir takım komplikasyonları karşılayabilecek donanımın olması gereklidir. Riskli doğumların tabii ki yoğun bakım ünitesi olan yerlerde yapılmasını sağlamak doğrudur fakat her doğum yapılan yere yoğun bakım ünitesi kurmak mümkün olmayabilir.

Sonuçta tüp bebek ünitelerinin nerelerde açılacağına Sağlık Bakanlığı karar veriyor, ruhsatlandırmayı kendisi yapıyor. Bugüne kadar diyelim ki yoğun bakımı olmadan ruhsat verilen birçok yer olmuştur ve bunların bir bölümü bakanlığın istediği kriterlere sahip olmayabilir. Sorunlu doğumların olacağı yerlerde, yoğun bakım ünitelerinin olmasını sağlamaları lazım. Bütün her yere bunu sağlamak ne kadar pratiktir, bunu biraz uygulamada görmak lazım.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları