Pekuysal son yolculuğuna uğurlandı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sahne Sanatları

Pekuysal son yolculuğuna uğurlandı

Kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden 75 yaşındaki usta tiyatrocu Suna Pekuysal toprağa verildi.


 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER

NTV-MSNBC
Güncelleme: 13:14 TSİ 05 Ağustos 2008 Salı

İSTANBUL - Geçtiğimiz Perşembe günü evinde düşerek kalça kemiğini kıran, Salı günü de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Suna Pekuysal bugün son yolculuğuna uğurlandı.

Haberin devamı

Pekuysal’ın cenazesi, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde düzenlenen tören ve Ataköy 5. Kısım Camii’nde öğle vakti kılınan namazın ardından Merkez Efendi Mezarlığı’nda defnedildi.

’SAHNEDE ÖLMEK İSTİYORUM’ DİYORDU
Asıl adı Suna Belener olan Suna Pekuysal, 24 Ekim 1933 yılında İstanbul’da doğdu. Pekuysal, İstanbul Belediye Konservatuvarı Şan ve Bale Bölümü’nde öğrenim görürken, 1949 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümünde Kadri Ögelman’ın “Artist Aranıyor” adlı oyunuyla ilk kez sahneye çıktı.

Aradan üç yıl geçtikten sonra, 1952 yılında, İstanbul Şehir Tiyatrosu dram bölümü kadrosuna geçti. 1964 yılında tiyatro sanatçısı Ergun Köknar ile evlendi. 1973 doğumlu Sait Ali isimli bir oğlu olan sanatçı, tiyatronun yanı sıra televizyon ve sinema filmlerinde de rol aldı.

1984 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmeye başlanan, Ekrem Reşit Rey’in 1933 yılında kaleme aldığı, Cemal Reşit Rey’in bestelerini yaptığı ve Haldun Dormen’in sahneye Koyduğu “Lüküs Hayat” operetindeki rolünü Zihni Göktay ile birlikte 14 yıl süreyle aralıksız oynadı. ”Büyük bir başarı kazanan ve yediden yetmişe her yaştan seyirciye nostalji yaşatan ”Lüküs Hayat”ın ardından emekli olan sanatçı, Şehir Tiyatroları’nda Joseph Kesselring’in yazdığı ve Çetin İpekkaya’nın yönettiği ”Ahududu” adlı oyunda konuk sanatçı olarak rol aldı.
Kadın Berberi filminde Suna Pekuysal, Ayhan Işık ve Filiz Akın.


Adı her zaman Türk tiyatrosunun en iyileri arasında anılan sanatçı, 1979 yalında Fakir Baykurt’un uyarlaması olan “Tırpan” daki rolüyle 1980 Avni Dilligil ve Ulvi Uraz ödüllerini, “Lüküs Hayat”taki rolüyle de 1986 Sanat Kurumu ve 1987 İsmail Dümbüllü ödüllerini kazandı.

Birçok televizyon reklam ve dizilerinde, müzikallerde sanatçılık başarısını gösteren Pekuysal, 54 yıl Şehir Tiyatroları’nda görev yaptıktan sonra, 24 Ekim 1998 yılında Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu. Yarım asırdan fazla süredir devam eden sanat yaşamı boyunca 250’den fazla oyunda, 100’e yakın da sinema filminde rol aldı. Pekuysal “Sanatçının emeklisi olmaz” ve ”Sahnede ölmek istiyorum” diyordu.

ÖDÜLLERİ
Suna Pekuysal’ın yaşamı boyunca aldığı ödüller şöyle:
“1980 Avni Dilligil Ödülü (Tırpan), 1980 Ulvi Uraz Ödülü (Tırpan), 1986 Sanat Kurumu Ödülü (Lüküs Hayat), 1987 İsmail Dümbüllü Ödülü (Lüküs Hayat), 1998 Afife Tiyatro Ödülleri-Nisa Serezli Aşkıner “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, 2000 Belkıs Dilligil Onur Ödülü, 2001 38. Antalya Altın Portakal Film Festivali “Yaşam Boyu Onur Ödülü”, 2003 Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü.”

FİLMLERİ
Suna Pekuysal’ın rol aldığı filmler de şunlar:
“Can Yoldaşı (1952), Halıcı Kız (1953), Yaprak Dökümü (1958), Allı Yemeni (1958), Sevdalı Gelin (1959), Samanyolu (1959), Garipler Sokağı (1959), Aşk Rüzgarı (1960), Mahallenin Sevgilisi (1960), Bir Bahar Akşamı (1961), Otobüs Yolcuları (1961), Zavallı Necdet (1961), Unutamadığım Kadın (1961), Cilali İbo Zoraki Baba (1961), Minnoş (1961), Derbeder (1961), Hayat Bazen Tatlıdır (1962), Esir Kuş (1962), Küçük Hanımın Kısmeti (1962), Damat Beyefendi (1962), Küçük Hanım Avrupa’da (1962), Bir Gecelik Gelin (1962), Şeytan Bunun Neresinde (1962), Küçük Hanımın Şoförü (1962), Aşk Güzeldir (1962), Neşemizi Bulalım (1962), Yedi Günlük Aşk (1962), Yalnızlar İçin (1962), Çam Sakızı (1962), Yedi Kocalı Hürmüz (1963), İlk Gözağrısı (1963), Aşka Vakit Yok (1963), Cici Can (1963), Erkek Fatma Evleniyor (1963), Aşk Tomurcukları (1963), Adanalı Tayfur (1963), Kötü Tohum (1963), Kiralık Koca (1963), Akasyalar Açarken (1963), Kızgın Delikanlı (1964), Afilli Delikanlılar (1964), Kadın Berberi (1964), Yalnız Değiliz (1964), Yiğitler Yatağı (1964), Kral Arkadaşım (1964), Şoförler Kralı (1964), Yalancının Mumu (1965), Dört Deli Bir Aptal (1965), Bir Koltukta İki Karpuz (1965), Kıskanç Kadın (1966), Çalıkuşu (1966), Akşam Güneşi (1966), Fabrikanın Şoförü (1966), Sevgilim Artist Olunca (1966), Trafik Belma (1967), Nemli Gözler (1967), Sen Benimsin (1967), Üç Sevdalı Kız (1967), Yıkılan Gurur (1967), Paydos (1968), Katip (1968), Kadın Değil, Baş Belası (1968), Atlı Karınca Dönüyor (1968), İncili Çavuş (1968), Kanlı Nigar (1968), Sazlı Damın Kahpesi (1969), Kınalı Keklik (1969), Sevdalı Gelin (1969), Esmerin Tadı Sarışının Adı (1969), Ayşecik-Yuvanın Bekçileri (1969), Küçük Hanımın Şoförü (1970), İç Güveysi (1970), Allı Yemeni (1970), Ham Meyva (1970), Kezban Roma’da (1970), Kanunsuz Yaşayanlar (1971), Keloğlan Aramızda (1971), Bir Varmış Bir Yokmuş (1971), Hasret (1971), Yalnız Değiliz (1971), Şehzade Sinbad Kaf Dağında (1971), Hüdaverdi-Pırtık (1971), Tophaneli Murat (1971), Hayat Sevince Güzel (1971), Bizimkiler (1971), Kadifeden Kesesi (1971), Keloğlan (1971), Keloğlan ve Can Kız (1972), Ben Bir Garip Keloğlanım (1976), İnşaat (2003), Teberik Şanssız (2004) ve Hırsız Var (2005).”


* Son röportajları: Çocuğum olmasaydı bu yaşa gelemezdim

* Video: Zihni Göktay onu anlatıyor

* Pekuysal’ın talihsiz kazası

 DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ
 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ASİYE AYTAÇ  - İstanbul
24 Temmuz 2008, Perşembe 12:57  
suna pekuysalın vefatını duyunca çok üzüldüm.iyi olanı kaybetmek kadar zor bir durum yok,ben onu ve onun gibi sanata hayatını adamış sanatçıları,kaybettikçe korku duyuyorum.herkes sanatçı olamaz.mekanın cennet olsun.sanatçı suna pekuysal

alkan altınel  - İstanbul
24 Temmuz 2008, Perşembe 12:12  
allahtan rahmet diloyorum.nur içinde yatsın...ölümlü dünya herkes bir birini kırıyo hiç gerek yok...hepimiz sonsuza dek yaşamayacağız...

orhan tez  - Muğla
24 Temmuz 2008, Perşembe 11:43  
ne güzel insandı. Böyle insanlar birer birer gittikçe yenisinin gelmeyeceğini düşünürüm hep. Niye bu kadar umutsuz oluyor ki insan. Türkiye"nin geleceğine güven duymadığım için mi acaba?

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları