Gomez, Kerkükte referandum, sorunu çözmek yerine büyütür. Kürtler, akıllı ve yararlı hareket etmeli. Zaten 2007 yılı sonunda referandum isteğinden vazgeçerek bunu gösterdiler dedi.
BM Irak Özel Temsilcisi Stefan De Misturanın hazırladığı önerilerin Irakın kuzeyindeki tüm etnik gruplarca kabul edilmesini isteyen Gomez, şunları kaydetti: (Irakın kuzeyindeki bölgesel yönetimin üst düzey yetkilisi) Neçirvan Barzaninin Kürtler olarak Kerkükte iktidar paylaşımına hazırız. Bir çözüm istiyoruz. Referandum olması gerekmiyor. Durum karmaşık olduğu için BMden teknik olarak müdahil olmasını istedik biçimindeki sözleri, yeni bir uzlaşma isteğini gösteriyor. Barzaninin olası Türkiye ziyareti Kerkük sorununa çözüm bulunmasından bağımsız olamaz. Irakın kuzeyinde yaşayanlar Saddam döneminden ders almalılar, sorunlarına barış içinde çözüm aramalılar.
ARSLAN: HERKESE KENDİNİ YÖNETME HAKKI VERİLMELİ
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabaninin Türkmen Danışmanı Muzaffer Arslan ise Saddam döneminin sona ermesiyle Kürtlerin, Irakın kuzeyindeki diğer gruplara baskı ve yıldırma politikası uygulamaya başladıklarını ve haklarını gaspettiğini belirterek, bunun sona ermesi için ABnin Irak merkezi hükümetine ve kuzeydeki yönetime baskı yapması çağrısında bulundu.
Kuzey Irakta Kürt, Türkmen ve Arap eşit ortaklığı tanınmalıdır diyen Arslan, Kuzey Irak, çok toplumlu, çok kültürlü ve çok dinli bir bölge. Hiçbir grup mutlak çoğunluğu oluşturmuyor. Kürtlerin nüfusu fazla olabilir ama diğerlerinin toplamından fazla değil dedi.
Saddam döneminde Arap olmayanlara yapılanların Saddam sonrası Kürt olmayanlara uygulandığını anlatan Arslan, kendi kendini yönetme hakkı yalnızca Kürtlere değil, diğer etnik gruplara da tanınmalı diye konuştu.