Molekülün, özellikle tümörlü hücrelerin büyümesine neden olan bir proteini hedef aldığı, ayrıca kanserli hücrelere oksijen ve besin maddesi taşıyan kan damarlarının oluşumunu da engellediği belirtildi.
Ara Hovanessian ve Jean-Paul Briandın tasarladığı ve kimyasal olarak bileşim haline getirilen HB-19, başta meme kanseri olmak üzere insan tümör hücreleri nakledilen farelerde deri altına ya da karın boşluğuna 2-3 gün arayla 30 gün boyunca enjekte edildi.
Bu deney aşamasındaki tedavi, tümörlerin artmasını önemli oranda engelledi, hatta birçok farede tümörlü hücrelerin yok olduğu görüldü.
Deney sırasında kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan diğer tedavilerin aksine molekülün dokulara zarar vermediği belirtildi.
Araştırmacılara göre, bu ikili etki HB-19u kansere karşı güçlü bir ajan haline getiriyor.
Uluslararası bilim dergisi Plos Oneda yayımlanan araştırmanın sonuçları, etkili ve zehirli olmayan kanser tedavisine yeni bakış açıları sunuyor.