Kıbrıs Rum kesimi lideri Dimitris Hristofyas, ABnin Türkçeyi resmi dilleri arasına dahil etmek istemesi halinde buna itiraz etmeyeceklerini söyledi.
BRÜKSEL - Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezinde Kıbrısın birleşmesi vizyonunu anlatan Hristofyas, Kıbrıs Cumhuriyeti adı altında federalizmin en iyi çözüm olduğunu iddia ederek, Anavatanlar bizi yalnız ve özgür bıraksın. Kıbrıslıların çözümü olsun dedi. Hristofyas toplantıda, AB Türkçeyi resmi dil yapacağım diyorsa buna itirazımız yok. Ama Rumca Kıbrısın (Rum kesiminin) üyeliğiyle ABnin resmi dili olmadı. Yunanistan nedeniyle zaten resmi dildi. Türkiye ABye girdiğinde Türkçe de resmi dil olur dedi
Statükonun adadaki her iki tarafa zarar verdiğini belirten Hristofyas, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talatla başka ülkelere hiçbir taahhütte bulunmadan ortak dil bulmaya çalışmaları gerektiğini kaydetti.
Müzakereleri özgürce yürütebilirsek yakın zamanda çözümden umutluyum diyen Hristofyas, Kıbrıs söz konusu olduğunda çok önemli bir güç ve aktör olan Türkiyenin kendilerine geleceklerini belirleme fırsatını vermesini istedi.
Rum lideri Hristofyas, KKTCnin izolasyonunun sorumluluğunu Türkiyenin işgaline ve önceki Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın izolasyoncu ve adayı bölücü politikalarına yükledi.
ERDOĞAN YASAKLANIRSA KIBRIS İÇİN DE GERİ ADIM AK Partinin kapatılması halinde Kıbrısta çözüm çabalarını nasıl etkileneceğinin sorulması üzerine, Konunun Türkiyenin iç işi olduğunu kaydeden Hristofyas, Erdoğan yasaklanırsa bu sadece (Kıbrısta çözüm) açısından değil Türk halkı ve demokrasisi açısından çok önemli bir geri adım olacak ifadesini kullandı.
Türkiyenin Avrupada ordunun ağırlığı en yüksek ülke ve Türk ordusunun bölgesel süper güç olduğunu anlatan Hristofyas, Türkiyenin iyi niyet gösterisi yaparak adadaki askerlerinin yarısını çekmesini talep etti.
Annan planının KKTCde kabul edilmesini saygıyla karşıladığını, fakat bir taraf reddettiği için yok sayılması gerektiğini ileri süren Hristofyas, Kabul ediyorum: Annan planı iki bölgeli, iki toplumlu çözüm getiriyordu. Fakat Kıbrıslıların gerçek çıkarlarına hizmet etmiyordu. O zamanki BM Genel Sekreteri Kofi Annan, maalesef her alanda Türk taleplerini karşıladı. Dengeli plan olmadı diye konuştu.
Rumların Kıbrıs Türklerine karşı
uyguladıkları soykırım ve insan hakları
ihlalleri için uluslararası kamuoyu
önünde özür ve af dilemeleri gerekirken
pişkin pişkin mağdur taraf gibi
davranmalarını hayretle takip ediyorum.
Ben KKTC devletinin halkını kendi
kaderini kendisinin tayin edebileceği
kadar bağımsız ve özgür olarak
görüyorum. GİRİT adasının nasıl
Türksüzleştirildiğini tarih kitaplarını
açıp bir okuyun lütfen. Senaryo aynı.
cenk oğuz - İzmir
19 Haziran 2008, Perşembe 22:53
sevgili okurlar Kıbrıs"ın yakın
tarihine bakarsanız federasyon ya da
tek devlet modelinin daha önce hangi
sebeplerle başarısız olduğunu
anlarsınız. o zaman da türklere
oldukça cazip şeyler söylenmiş ama
uygulamada sıkıntılar yaşanmış.(
baskılar ve etnik temizlikler fotolar
ile belgelenebilir )bu durum zihniyet
değişmediği sürece aynı kalacak gibi.
ya rumlar barışçı olup egemen
( BASKIN ) olma düşüncesini terk
edecek ve Türkleri sindirecek ya da
KKTC Türkleri ikinci sınıf
vatandaşlığı kabul edecek. bence seçim
onların...
baran dersa - İstanbul
19 Haziran 2008, Perşembe 17:45
Türkiye ve Yunanistan kıbrıs üzerindeki
oyunlarında vazgeçmeli artık, kıbrıs
sorunu ancak adadaki halkın diyaloğuyla
çözülür...